Tatile gidecek herkesi ilgilendiriyor! Fiyatlar bu sene…

Havaların ısınmaya başlamasıyla tatil planları da yapılmaya başladı. Gecen yaz koronavirüs salgını nedeni ile pek çok kişi tatilini ertelemişti. Bu yıl salgın devam etse de esnetilen tedbirlerden dolayı birçok kişi erteledikleri tatili bu yaz yapmayı planlıyor. Tatile gitmek isteyenler ise yapacakları tatilin maliyetini merak ediyor. Savaşın turizme zararı pandemiden çok daha fazla oldu. Tatilci için fiyatı değişmeyen sadece Güneş ve Deniz kaldı ama onlara ulaşmanın bedeli de artık daha ağır…

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, bu haftaki blog yazısında bu konuyu irdelemiş ve kısaca savaşın turizme zararının pandemiden daha fazla olduğu tespitinde bulunmuş. Deniz ve güneşe ulaşmanın maliyetini de inceleyen Yavuz’a göre, bu sene sahillerde güneşlenmek hiç de ucuz olmayacak. İşte Yavuz ‘un o yazısı…

“PANDEMİ TATİLİN FİYATINI DÜŞÜRDÜ, SAVAŞ ARTIRDI

Turizmin üzerinden iki küresel kriz silindir gibi ardı ardına geçti. Henüz pandeminin yaralarını saramadan, Ukrayna–Rusya savaşının kâbusu çöktü sektörün üzerine. Savaş, sadece bulunduğu coğrafyayı değil, bütün dünyayı etkiliyor. Meğer ne kadar çok bağımlıymışız birbirimize….

İnsanlık tarihinin kara bir lekesi olan bu savaşın dünya ekonomisine olduğu gibi turizm sektörüne getirdiği yük yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor.

Henüz daha birtakım çıkarımlar için biraz erken, ancak elimizdeki somut verilerden yola çıkarak bazı öngörülerde bulunabiliriz. Pandemi döneminde durma noktasına gelen turizmde seyahat maliyetleri -uçak yakıtındaki düşüş başta olmak üzere- en düşük seviyeye inerken, savaşın getirdiği ekonomik yük ile tatil giderleri belki de son yılların en pahalı dönemine doğru ilerliyor. 2020 yılında 375 $ olan uçak yakıtı 2022 yılının ilk 6 ayı için 912 $ olarak hesaplanıyor. Bu da tatil maliyetinin bütün dünyada artacağını gösteriyor. Zinciri takip edelim; yakıt artışı uçak şirketine yansıyacak, uçak şirketi tur operatörüne yansıtacak, tur operatörü ürün üzerine ekleyecek ve bunun faturası tatilciye kesilecek.

Tatilcinin tatil giderini 3 ana kalem belirliyor;

1. tatile öncesi giderleri,
2. tatil için ödediği rakam,
3. tatil esnasındaki harcamaları

Neredeyse istisnasız bütün dünyada bu üçünde de radikal değişiklikler söz konusu:

Bu yazının konusu ağırlıklı olarak ikinci madde olmakla birlikte, kısaca hepsine değinelim;

1. Tatil öncesi giderler, tatilcinin kendi ülkesindeki gelişmeleri, kendi ekonomik durumunu, gelir ve giderlerindeki değişimleri kapsıyor. Aslında bu, İstisnalar dışında hep var olan ve tatil giderine çok büyük etkisi olmayan bir kalem. İstisna olarak, savaş ertesinde Avrupa ülkelerindeki enflasyon artışını, Rusya’da Rublenin düşüşünü vs… sıralayabiliriz.

2. Tatil için ödenen bedel, bir turistin en önemli gider kalemi bu. Ana hatları ile ulaşım ve konaklamayı içeriyor.

Önce ulaşıma bakalım:

Uluslararası turistik seyahatler mutlaka bir vasıta ile gerçekleşiyor:

% 40 Uçak

% 45 Araba

% 15 Tren, Otobüs ve Gemi

Bu araçların hepsi yakıt fiyatlarındaki dalgalanmadan doğrudan etkileniyor. Pandemi esnasında en düşük rakamlarından birinde seyreden yakıt fiyatları, Ukrayna-Rusya savaşı ertesinde son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Haliyle yukarıdaki araçlarla yapılan seyahatlerin maliyeti de arttı.

Özellikle savaş dolayısı ile uçak yakıtındaki fiyat artışı tatil fiyatı içindeki en büyük gider haline geldi. Pandemi döneminde 375 $ olan uçak yakıtı, 2022 yılının ilk 6 ayı için 912 $ olarak hesaplanıyor. Ancak gerek yasal düzenlemelerden, gerekse müşteri kaybetme endişesinden dolayı 2022 başındaki seyahatlere bu maliyet henüz pek yansıtılmadı. Ayrıca bazı uçak firmalarının yakıtı hedgelemesi (Hedge, evvelde alınmış bir pozisyonun tam tersine yeni bir işlem açmak olarak nitelendirilebilir.) ile şimdilik süreç devam ettirilebiliyor. Tabii bir de yakın zamanda savaşın bitip yakıt fiyatının düşme beklentisi var. Ancak savaş devam ederse bu artışa katlanmak mümkün olmayacak.

Bu aralar dizginlenmeye çalışılan bu yüklü transport maliyetleri 2022 yılının ikinci yarısında tatilcinin üzerine çığ gibi düşebilir.

Ya Konaklama? pandemi döneminde tarihinin en ağır darbesini alan konaklama sektörünün her kalemde artan maliyeti mümkün olduğunca stabil tutmaya çalışması da artık çok zor, zira pandemi ertesi bütün dünyada artan enflasyon ülkelerde yeni fiyat düzenlemelerini birlikte getirdi. Bununla birlikte bir de savaşın neden olduğu enerji fiyatlarındaki artış otelcinin belini büktü. Bu iki kalemdeki artışın tatil fiyatına yansıması artık kaçınılmaz, turist de bunun bilincinde.

3. Tatil esnasındaki harcamalarda bundan böyle tatilciyi daha yakından ilgilendirecek. Hele, eğer bizdeki gibi kur avantajı da yoksa, gittiği her yerde her şey daha pahalı hale gelmiş olacak. Yediğinden, içtiğinden, kiraladığı arabaya, rooming ücretlerinden, tur, transferine kadar birçok şeyin fiyatı eskisi gibi olmayacak…

Bitmedi, daha birçok kalem var, tatilciyi etkileyecek:

– Revize edilen konaklama vergileri,
– Revize edilen havalimanı vergileri,
– Olası PCR test ve karantina maliyetleri,
– Destinasyondaki alışverişleri,
– Rent A Car vs…

Özetle, bundan böyle tatilci bugüne kadar tatil için harcadığının yaklaşık beşte biri kadar gideri göze almak zorunda. ‘Daha ortada doğru dürüst turist yokken bunları neden dert ediyoruz?’ diyebilirsiniz. Ancak bunları şu anda dert eden milyonlarca insan bugünlerde tatil planlarını bunun üzerinden şekillendiriyor. Gördüğünüz savaşın turizme zararı pandemiden çok daha fazla.

Tatilci için fiyatı değişmeyen sadece Güneş ve Deniz kaldı, ama onlara ulaşmanın bedeli de artık ağır…”